S - T . KÖYLETİMİZ

  • SAYFAYA DÖN
  • ZİLE 'NİN SİTELERİ

SALUR

İlçenin güney batısında yer alan Salur köyü; Küplüce, Kızılca, Çiftlik, Reşadiye ve Akçakeçili köyleri ile komşudur, ilk yerleşenlerin kimler olduğu ve köyün isminin nereden geldiği bilinmemektedir, ilçeye uzaklığı 26 km. dir. 1990 nüfus sayımına göre 70 haneden ibaret olan köyde 413 kişi yaşamakta olup, okuryazar oranı % 65'dir. 1965 yılında eğitim ve öğretime başlanan okulun 2 dersliği 2 lojmanı vardır. Okulda halen 46 öğrenci öğrenim görmektedir.Açılan biçki dikiş kursuna katılma oranı % 20'dir. Köy halkı eğitim ve öğretime gerekli ilgiyi göstermemektedir. 2500 dekar kıraç, 2500 dekar sulu arazisi bulunan köyde şeker pancarı, ayçiçeği, nohut ve mercimek gibi ürünler yetiştirilmektedir. 200 büyükbaş, 200 küçükbaş hayvan bulunan köyde, ihtiyaç için arıcılık yapılmaktadır. Köy çevresinde tavşan, keklik, bıldırcın, kurt gibi yabani av hayvanları çokça bulunmaktadır. Hamurun kesilip yoğurt ve yağla karıştırılması ile elde edilen "Hin-gel" köyün en meşhur yemeğidir.

SARAÇKÖY

Köy ismini eski Zile-Amasya karayolu üzerinde bulunmasından ve bu arada çalışan kervanların saraciye tamirini yapan sanatkarların bol olmasından almıştır. Köy halkının Balçıkhisar mevkiinde sivri sineğin bol olması ve hayvancılık için yeterli mera bulunmaması nedeniyle, şimdiki yerleşim yerine taşındığı ve sonradan baş soyadı olan Yalamaoğulları tarafından kurulduğu söylenmektedir, ilçeye 5 km. mesafededir. Böbrek taşlarını döktüğü söylenen suyu ile tanınan Fırtıman isimli bir mezrası bulunmaktadır. Civar ilçe ve illerden su almaya gelenlere sıkça rastlanır. 40 hanede yaşayan köyde, okuma-yazma oranı %80'dir. Tamamı kıraç olan 3000 dekar arazide tahıl, nohut ve mercimek yetiştirilmektedir. Hayvancılık önemli bir gelir kaynağıdır. 435 büyükbaş, 361 küçükbaş hayvan mevcuttur. Okulu, elektriği, otomatik telefonu bulunan köyde içme suyu umumi çeşmelerden sağlanmaktadır. İlçeye yakınlığından dolayı sağlıkla ilgili konularda ilçeden yararlanılmakta ulaşımda zorluk çekilmemektedir. Güney doğusunda, rezervi az bir demir cevheri bulunduğu bilinen köyün, kuzey batısında Namhisar Kalesi adı ile bilinen bir yer vardır. Ünlü SEZAR komutasındaki Roma Ordusunun Pontuslarla karşılaştığı Altıağaç mevkiine giderken, Namhisar civarında konakladığı söylenmektedir

SAVCIKÖY

İlçenin güney batısında bulunan Savcı Köyü; Hacılar, Büyükkarayün, Küçükkarayün, Yeşilce, Osmanpınarı, ve Kurupınar Köyleri İle komşudur. İlçeye 14 km. uzaklık da bulunan köyün yolunun 11 km. si stabilizedir. Köyün bu yöreye yaylacılık yapmaya gelen aileler tarafından kurulduğu söylenmektedir. Hayvan beslene ve hayvanlarda süt sağan bu insanlara çevre halkı tarafından süt sağanlar anlamında SAVCILAR (Savucular) dendiği zamanla bu ismin Savcıya dönüştüğü sanılmaktadır.Bir zamanlar Yozgat - Zile Kervan yolu üzerinde bulunan Savcı Köyü bugün bu önemini yitirmiştir. Geliri tarıma dayalı olan köyün, tamamı kıraç arazisinde buğday, arpa, yulaf, mercimek, nohut, fiğ ve kısmen de Şeker pancarı üretilmektedir. Her evde bir traktör bulunur. Sebze ve meyvecilik yapanlara da rastlanılmaktadır. Otlak ve merakların az olması nedeni ile hayvancılık gelişmemiştir. Anacak ihtiyacı karşılamak için hayvan beslenmektedir. Okulu,elektriği,telefonu bulunan bu köyde,halk içme suyu ihtiyacını mevcut bir çeşmeden karşılamaktadır.Kız kaçırma olayı,kan davası ve birden çok evliliğe rastlanmayan köyde akrabalık ilişkileri çok iyidir. Çiftçiliğin kutsallığına inanılır .Çoban ve bekçinin medet umduğu tabiat üstü inançlar yoktur. Köy yakınlarında Kara Kilise denilen mevkide tarihi kalıntılar mevcuttur.

SEKİKIŞLA

İlçenin batısında yer alan Sekikışla Köyü, Yaraş, Haremikışla, Narlıkışla Kazıklı ve Karaşeyh köyleri ile komşudur. 1. Dünya Savaşı bitiminde Cünoğulları ile Karslıoğulları tarafından kurulduğu söylenmektedir. Hayvancılık ile uğraşan göçer ailelerin kışlamak için buraya geldiklerinden dolayı ve coğrafi konumuna göre yüksekçe bir yer olduğundan köye bu isim verildiği sanılmaktadır. İlçeye uzaklığı 32 km. olan köyün ulaşımı minübüsle yapılmaktadır. Köy yolunun 25. km. si asfalt, 7 km. si stabilizedir. Eğitim ve öğretime 1986 yılında Devlet-Vatandaş işbirliği ile yapılan bir derslikli bir lojmanlı binada 30 öğrenci ile devam edilmektedir. Okur-yazar oranı % 70'dir. 25 haneden ibaret olan köyde 1000 dekarı kıraç, 500 dekarı Çekerek Irmağından motopompla sulanan arazisinde arpa, buğday, nohut, mercimek, soğan, şekerpancarı yetiştirilmektedir. 150 büyükbaş, 200 küçükbaş hayvan mevcuttur. Köy arazisinin verimli olmamasından dolayı pekçok kişi mevsimlik işçi olarak başka il ve ilçelere gitmektedir. Bazıları ise gittikleri bu yerlerde yerleşip kalmaktadırlar. Köyde son yıllara kadar devam eden halı ve kilim dokumacılığı artık terk edilmek üzeredir. Akraba ilişkilerinin az olduğu köyde buna bağlı olarak akraba evlilikleri de çok azdır. Kız kaçırma olayına nadiren rastlanır. Köy halkı arasında kan davası yoktur.

SELAMET

İlçenin güney doğusunda yer alan Selamet Köyü; Söğütözü, Çapak, Ütük ve Özyurt köyleri ile komşudur. İlçeye olan uzaklığı 15 km. dir. Eski adı Abdal'dır. Anadolu'ya ilk gelen Alperenlerden Şeyh Nusrettin'in müridleri olan şahıslar tarafından kurulduğundan ve bunlara tasavvufta Abdal ismi verilmesinden köye de bu ismin verildiği sanılmaktadır. Halk arasında Abdal isminin yanlış yorumlanmasından dolayı 35-40 yıl önce köyün ismi Selamet olarak değiştirilmiştir. Tokat'ın Pazar ilçesinden ve Malatya'dan gelen Köseoğulları ailelerinin sonradan yerleştikleri söylenmektedir. Selamet Köyü halkı daha önce yayla olarak kullandıkları şimdiki köy alanına sonradan yerleşmişlerdir. 1990 nüfus sayımına göre 55 haneden ibaret olan köyde 316 kişi yaşamakta olup, okuma-yazma oranı % 98'dir. 1968 yılında Devlet tarafından yapılan okul daha sonra yetersiz kaldığından, 1982 yılında 3 derslik ve 1 lojman ilave edilmiştir. Okulda halen 52 öğrenci mevcuttur. 500 dekar kıraç arazide; buğday, arpa ve baklagiller, 2000 dekar sulu olan arazide ise; şeker pancarı, ayçiçeği gibi ürünler yetiştirilmektedir. 500 küçükbaş, 300 büyükbaş hayvan mevcuttur. Arıcılık az da olsa yapılmaktadır. Köyün ilçeyle olan karayolu güzergahında iki adet tabii mağara bulunmakta olup, bu mağaralar üzerinde araştırma ve incelemelere başlanılmıştır. Köy çevresinde av hayvanlarının yanında sansar ve porsuk bol bulunmaktadır. Köyde iki Kıbrıs Gazisi vardır.

SOFULAR

İlçenin kuzey batısında bulunan Sofular Köyü, Kara-kaya, Çayır, Büyükkozluca ve Küçükozluca köyleri ile komşudur. Dağlık bir alanda kurulan köyün adının nereden geldiği bilinmemekle beraber Demir ailesinin, ilk yerleşen aile olduğu söylenmektedir. İlçeye uzaklığı 23 km. olan köyün rakımı 900 m.'dir. 74 haneden ibaret olan köyde, eğitim ve öğretime 1967 yılında yapılan ilkokulda başlanmış, 1971 yılında buna 2 derslik ve 2 lojman eklenmiştir. Halen okulunda 78 öğrenci bulunan köyde okur-yazar oranı % 70 civarındadır. Arazinin tamamı kıraçtır. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Çiftlik gübresi ile beraber fenni gübrede kullanılan köyde buğday, arpa, nohut, mercimek ve fiğ ekilmektedir. 250 büyükbaş, 200 küçükbaş hayvan bulunur. Av hayvanı olarak bıldırcın ve tavşana rastlanmaktadır. Çırçır adı verilen ziyarette kurban kesilir, çeşitli eğlenceler düzenlenir. Burada bulunan iki büyük kavak ağacının dallarına kimse dokunmaz. Ağaçların kesilmesi veya kuru dallarının alınması halinde kişinin bir felaketle karşılaşacağına inanılır. Köyde tavşan uğursuz sayılır. Kadınlar günlük kıyafet olarak püskül ve boncuklarla süslenen üçpeşli elbise giyerler. Köyde ekonomik durumun zayıf olması nedeniyle kız kaçırma olayları sıkça görülür. Birden çok evliliğe ve kan davasına rastlanmaz.


SÖĞÜTÖZÜ

İlçenin güney doğusunda yer alan Söğütözü Köyü; Özyurt, Selamet, Çapak ve Celtek köyleriyle komşudur, ilçeye uzaklığı 16 km. olan köyün yolunun 10 km. si stabilize 6 km.si asfalttır. Ulaşım tarktörlerle sağlanmaktadır. Rakımı 900 m.dir. Köye ilk yerleşenlerin (tahminen 1770 yıllarında) Malatya ili Hekimhan ilçesine bağlı Nihatoğulları Köyünden göçen Hacı Mustafa Efendi ve oğulları olduğu söylenmektedir. Efsaneye göre ilk gelenler köye 2 km. uzaklıkta bulunan bir çeşmede hayvanlarını suladıktan sonra buraya bir söğüt ağacı dikmişler ve köyün ismini bu söğüt ağacından aldığı rivayet edilmektedir. 55 haneden ibaret olan köyde geliri tarım ve hayvancılığa dayanan köyün 2500 dekarı kıraç 500 dekarı sulanabilir arazisinde buğday, arpa, mercimek, şeker pancarı ve fiğ üretilmektedir. 25 traktör mevcuttur. Tarım arazisi yetersiz kaldığı için değişik il ve ilçelere göçen ailelere rastlanmaktadır. Köye 1966 yılında iki derslikli bir okul ve iki lojman yapılmıştır. Halen 33 öğrencisi mevcut olup, okuma-yazma oranı % 80 civarındadır. Yüksek tahsil yapanların sayısı bir hayli çoktur. Halk Eğitim Merkezince biçki-dikiş kursu açılmıştır. Nüfus planlaması yapılan, hastalık halinde tıbbi yöntemlere başvurulan köyde sağlık sorunları ilçede çözümlenmektedir. Mide ülseri ve mantar hastalığı yaygın olup, nedeni bilinmemektedir. Yılancık hastalığına yakalananlar, yılanların çok olduğu söylenen ve yılanlı tepe olarak bilinen yere şifa bulmak için ziyarete giderler. Akraba ilişkileri eskisi kadar iyi olmayan köyde az da olsa akraba evliliği görülmektedir. Kız istemede görücüye çay ve yemek ikram edilmesi olumlu olacağına, ikramda bulunulmaması, kızın verilmeyeceği anlamına gelmektedir. Köyde; "danışık" yemeği için köy bekçisi, düğünün organizesi için "düğün kahyası", davet için "okuyucu kadın" tesbit edilmesi adettendir. Damadı diğer delikanlılardan ayırmak için boynuna bir en takılır ve damat traşı yapılır. Köyde Kıbrıs Barış Harekatına katılan bir kişi (Ali Akpınar) vardır.

SÜLEYMANİYE

İlçenin güneyinde bulunan Süleymaniye Köyü, Fatih, Hasanağa, Özyurt köyleri ile komşudur. 1900 yılı başlarında Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinden göç ederek buraya yerleşen Önder Uludoğan, Vergili, Petek aileleri tarafından kurulduğu söylenmektedir. 1930 yılında meydana gelen toprak kayması sonucu köy eski yerleşim yerinde 2 km. kadar kuzeye taşınmıştır. İlçeye 13 km. mesafededir. Merkez ilçe ve büyük kentlere sürekli göçler nedeniyle nüfusu azalan 19 hanelik köyde 120 kişi yaşamaktadır. Geçici bir binada 1978 yılında başlayan eğitim-öğretime 1986 yılında Devlet-Vatandaş işbirliği ile yapılan 1 derslik 1 lojmanlı okulda devam edilmektedir. Okulda 8 öğrenci bulunmaktadır. Okur-yazar oranı % 90'dır. 3000 dekar sulu, 2000 dekar kıraç arazide şeker pancarı, ayçiçeği, baklagiller ve tahıl yetiştirilmektedir. Arazi 1988 yılında yapılan Belpınarı ve Boztepe Barajlarından sulanmaktadır. 180 büyükbaş, 500 küçükbaş hayvan mevcut olan köyde halkın bir kısmı geçimini celeplik yaparak sağlamaktadır. Önceki yıllarda Orta Asya kökenli desen ihtiva eden halı ve kilimler dokunmasına rağmen, şimdi bu dokumacılık unutulmuştur.


ŞEYHKÖY

İlçenin batısında yer alan Şeyhköyü, Alihoca, Büyükaköz, Küçükaköz, Yaraş, Acısu ve Acıpmar köyleriyle komşudur, ilçeye uzaklığı 48 km. dir. Köyün isminin nereden geldiği ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Yakın zamana kadar büyük bir orman varlığına sahip olan köy bu ormanlık alanları kaybetmek üzeredir. Mevcut koruluklar, özel koruma altına alınmış şahıs, koruluklarıdır. 77 haneden ibaret olan köy, geliri tarım ve hayvancılığa dayanır. 10.000 dekar kıraç arazi bulunan köyde, kara tohum denilen nohut, mercimek, fiğ ve az miktarda burçak yetiştirilir. Arazinin kıraç ve yetersiz oluşu nedeniyle köyden kentlere sürekli bir göç vardır. 200 küçükbaş, 300 büyükbaş hayvan bulunmaktadır. Köyün ilkokulu 1969 yılında eğitim ve öğretime açılmış olup, okur-yazar oranı % 65 'dir. Bugün okulda 75 öğrenci okumaktadır. Okumaya karşı büyük bir ilgi olan köyde, Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan biçki-dikiş kursuna katılım oranı çok yüksektir. 1988 yılında yapılan bir sağlık evi elektrik ve otomatik telefon mevcut olan köyde halk içme suyu ihtiyacını umumi çeşmelerden temin etmektedir. Tedavide tıbbi yolların seçilme oranı yüksek olup, kırık ve çıkıkçıya gidenlerle muska yazdıranlara da rastlanmaktadır. Köyde bulunan GÜRZ BABA ve KARA ŞEYH evliyası ziyaret edilen yerler arasındadır. Düğünler genel olarak beş gün sürer. Misafirperverlik ve yardımlaşmaya büyük önem verilir. Düğünler pazar ve perşembe günleri bayrağın asılması ile başlar, gelinin getirilmesi ve bayrağın indirilmesi ile sona erer. Beş gün süren düğünün her gününe değişik isimler verilir. "Büyük ekmek günü", "küçük ekmek günü", "damat günü", "kına gecesi günü" gibi. 1865-1935 tarihleri arasında yaşayan ermişliğine ve kerametin inanılan ve birçok deyişi bulunan, ÜMMİ SIRRI BABA isimli şair bu köydendir

ŞEYHNUSRETTİN

İlçenin güney doğusunda yer alan Şeyh Nusrettin Köyü merkez ilçe, Süleyma-niye, Kurşunlu, Özyurt, Hasanağa ve Korucuk köyleri ile komşudur. İlçeye uzaklığı 8 km'dir. Prof. Fuat Köprülü'nün Anadolu'daki Mutassavvuflar isimli eserinde Horasandan Anadolu'ya gelen ve Hoca A. Yesevinin öğrencilerinden olduğundan söz ettiği Şeyh Nusrettin ve müritlerinin buraya ilk yerleşenler olduğu sanılmaktadır. 16 hane bulunan köyde, 600 dekar arazinin 200 dekarında sulu tarım yapılmakta, buğday, arpa, başta olmak üzere şeker pancarı, fasulye, ayçiçeği gibi yöre ürünleri yetiştirilmektedir. 90 kadar büyükbaş hayvanın bulunduğu köyde, küçükbaş hayvan yok denecek kadar azdır. Köyde bulunan Şeyh Nusrettin Tekkesinin bahçesinde önceleri var olan dut ağacının dalları arasına konulan su ile banyo yapıldığında humma hastalığının geçeceğine, küçük çocukların ise türbe etrafında yedi defa dolaştırılması ile yürüyeceklerine inanılır


TAŞKIRAN

İlçenin güneyinde yer alan Taşkıran Köyü, Alayurt, Belkaya, Yeşilce, Karşıyaka veHatippınarı köyleriyle komşudur. Köy adını arazisinin taşlı olmasından almıştır. Eski ismi Hıcıp olan köyün; Şeydi Kahya adlı bir yaylacı aile tarafından 1330 yılındakurulduğu söylenmektedir. Dağlık ve engebelik bir arazi üzerinde kurulmuş olan köy,ilçeye 27 km. uzaklıktadır. Yolun 3 km.si stabilize kalanı asfalttır. Ulaşım sorunu yoktur. 81 haneden ibaret olan köyde, geliri tarıma dayanan ve buğday, mercimek,nohut, şeker pancarı ekilen köyde 5000 dekar kıraç, 150 dekar sulanabilir arazi vardır.
Arazinin yetersiz oluşu nedeniyle büyük şehirlere yoğun bir göç olduğu görülmektedir.45 traktör mevcuttur. Okur-yazar oranı % 95'dir. Yağmur duası için Çaltepe ve.Kabakdede denilen ziyaretlere gidilmektedir. Buralarda kurban kesilir.
Çeşitli eğlenceler düzenlenir.Düğünlerde kına gecesinde damada "leblebi saydırma" denilen gelenek halen sürmektedir. Kan davası ve kız kaçırma olaylarına rastlanılmayan köyde akraba, ilişkileri iyi olup, akraba evliliği yaygındır. 1876-1927 yıllarında yaşamış uzun süre Hacı Bektaş Tekkesinde hizmet etmiş, saz ve keman çalan Hüseyin CEYLAN isimli halk ozanı bu köydendir

TEMECÜK

YerelNET adresi : Güzelbeyli beldesine mahalle olduğu için köy statüsünü kaybetmiştir.YerelNETde bulunmamaktadır.

TURGUTALP

İlçenin güney batısında bulunan Turgutalp Köyü, Kozdere, Boldacı, Kızılca ve Akkılıç köyleri ile komşudur, ilçeye uzaklığı 40 km. olan köyün 1890 yılında Kafkasya'dan göç eden Hüseyin, Devreli, Hasan ve Alişan isimli şahıslar tarafından kurulduğu söylenmektedir. Çevrede ismi Küblüce Yaylası olarak da bilinir. 35 hane olan köyde, 1960 yılında Devlet-Vatandaş işbirliği ile 2derslikli 1 lojmanlı olarak inşa edilen okulda öğrenciler öğrenim görmektedir. Okur-yazar oranı % 80'dir. 3500 dekar arazinin tamamı kıraç olduğundan hayvancılık ileri seviyede yapılmaktadır. 760 küçükbaş, 160 büyükbaş hayvan bulunan köyde ilkel usullerle arıcılık yapılmaktadır. Kemerkaya adı ile anılan köy yakınındaki bir mezarın; çocuğu olmayan çiftler tarafından ziyaret edildiğinde, çocuk olacağına, hayvanı kaybolan kimseler, bir bıçağa Kur'an ayetlerinden bazı parçalar okutarak, kaybolan hayvanının, yabani hayvanların saldırısından korunacağına ve kurdun ağzının bağlanacağına inanırlar. Eskiden özellikle düğünlerde yapılan güreş, cirit atma ve at yarışı gibi sporlar unutulmaya yüz tutmuştur. Köy çevresindeki tarihi mezar kalıntılarının Roma dönemine ait olduğu sanılmaktadır